Martı
Söz: Nadir Göktürk - Müzik: Hüsnü Arkan
Gece gündüz bana birdir ah güzelim, çünkü gözlerim hep kördür
Kanatsız kuş olmak zordur ah güzelim, denize varmayan ırmak

Gör beni gör beni gör, gel gözüm ol gör beni
Sar beni sar beni sar gökyüzüm ol
Uç beni uç beni uç, yavru kuş ol uç beni
Geç beni geç beni geç, kanadım ol

Bırak uyusun şu deniz kanatlarının altında
Gel gezmelere gidelim biz bulutların asfaltında
Hiç yaşamamışız gibi olacak sonunda
Ben kendi yoluma gideceğim güneş kendi yoluna

Takıldım gittim peşinden ah güzelim, bir gemiydi benim sevdiğim
Yelkeninde bir beyaz gül ah güzelim, dumanında sevda sözleri

Nota: 25 Marti.TIF
Diğer şarkı notaları için tıklayın

Martı hakkında yazabilirsin
Ad, Soyad:
E-mail:
Mesaj:
(soldaki güvenlik kodu)
Martı hakkındaki yazılar;
Onur: Eda arkadaşımızın yazısını tek solukta okudum.. Ciddi anlamda tüylerimin ürperdiğini,içimden bişeylerin koptuğunu hissettim..Ezginin Günlüğü'nü bu yaşıma kadar gördüğüm en iyi anlatan düşüncelerdi bunlar..Aslında o yazılanların bir çoğunu bizlerde yaşıyorduk,yaşıyoruz kim bilir daha ne kadar yaşayacağız..Şarkılar bu yüzden bu kadar güzel değil mi zaten? Bizleri o anlara götürüp yaşatan ve yıllarca her dinleyişte o anları tekrar tekrar kalbimizde hissettiren..ve Ezginin Günlüğü.. Martılar,vapurlar,balıkçılar,yüzleri buruşuk emekçi insanlar,İstanbul vs vs.. Bazen şair olmak istiyor insan.. İçinde ki duyguları yazabilen,kendini anlatabilen biri olmak.. En kötüsü Eda gibi arkadaşlar sayesinde hissettiğin duyguları hisseden yaşayan insanlar çıkıyorda duygularına ışık tutabiliyorlar.. Sağol tüm bu güzel satırlar için.. Ezginin Günlüğü bir aşktır
06 Nisan 2014

eda: Her şiir, yazılırken dizelerinin arasına saklanan notalara sahiptir. Sen Ezginin Günlüğü, sen zaten şiire ait olan melodiyi gün yüzüne çıkartıyorsun. Müzikle şiirin bir araya gelerek mükemmeli oluşturması ancak bu şekilde açıklanabilir. Martıları, vapurları, gemileri, denizi çok sevdiğin aşikar. Adın ne zaman geçse dalgalar vurur kıyıya, uzaklardan geçen vapurdan atılan simitleri havada kapmaya çalışan martı sesleri duyulur kesik kesik. Martı sesleriyle birlikte başlıyorsun ezgilerine. Zamanla farklılaşıyor senin sesin de. Üzülüyorum ve durup bakıyorum ardından; alışılan, değer verilen, duyulmadığı an mutsuz olunan seslerin. Keşke gitmeseydi diyorum; Emin gitmeseydi, Feyza susmasaydı, Hüsnü hep kalsaydı. Bilmiyorum neden, ruhumun en sevdiğisin. Ruhumu halden hale sürükleyensin; en rezil halime de tanık olansın, en hüzünlü ve sulusepken halime de. Ne var ki sıkıntılarımı soyunup huzuru giydiğim anlarda da sen varsın yanımda. Belki de aşkı da seninle öğrenmişimdir. Belki değil, kesin senden öğrendim aşkı; bir düşte unutulmayı, bir çorap fiyatında hatırlanmayı… Onunla, el ele yürüdüğüm ilk adamla, beni bir araya getiren de sendin belki. O da seviyordu seni, ben de. O yüzden daha da çok sevdim onu. Onu sevdikçe sen daha fazla yakın oldun bana. Farklı mekanlarda, ama aynı zaman parçası içindeyken sendin dilimize dolanan: martıydı, leylaydı -bilinmez, belki de dahası-… Onunla ayrıldığımızda canımı öyle bir yaktın ki; öfke duydum sana, kızdım, nefret ettim senden. Niçin böyle bir sözün vardı, niçin böyle bir şarkı yapmıştın? Niçin geçmezdin bir daha Kadıköy’den? Dinlemedim söylediklerini uzun bir süre. Ama ne mümkün aklımdan çıkman? Duygularım senden ibaretti. Dedim ya, ruhumu yönlendiren hep sendin diye. Dayanamadım yokluğuna, yine teslim ettim kendimi sana, kulak verdim dediklerine. Şu aralar özlemi yaşıyorum seninle. Hasretimde yine senin izlerin var. “Bir anı bile kalmamıştır, geceler boyu sevişmelerden; binlerce yıl uzaklardadır binlerce kez dokunduğun ten” dizeleri senin ezginle daha da acıtıyor canımı, ağlıyorum. Ama sayende biliyorum ki “ateş kül oluyor zamanla, çok kolay unutmak”. İyi ki varsın Ezginin Günlüğü…
12 Ocak 2014

Ezginin Günlüğü'nün resmi web sitesidir. Copyright © Ezginin Günlüğü 2010.